info@ozanlar.biz
← Ozanlar

Serabi

cicek 8

 

Aşık Serabi©

1940 yılında Gürün’ün Alacamezar (şimdiki adı Bağlıçay) köyünde doğdu. Asıl adı Mahmut Uzunpınar’dır. İlkokulu köyünde okudu.

Küçük yaşlarda türkülere ve şiire ilgi duymaya başladı. Usta malı deyişleri ve türkü söylemesini babasından öğrendi.

Önce Aşık Veysel (1894-1973), Davut Sulari, (1926-1985) gibi dönemin bilinen aşıklarını dinleyerek, ilkokula başladıktan sonra ise daha önceki aşıkların kitaplarını okuyarak şiire ilişkin bilgisini ge-liştirdi.

Yaklaşık 12 yaşlarında ağıt yakmaya başlayan Aşık Serabi, aynı dönemlerde katıldığı cemlerdeki dedelerin bağlama çalışlarından etkilenerek kendisi de öğrendi.

Daha sonra ailesiyle birlikte Maraş’a göçtü. Kışları orada yazları ise köylerinde geçen birkaç yıldan sonra kendisi geliştirerek şiire ağırlık verdi.

1965 yılında Maraş’ta Maksudi (1938-2007) ve Mahzuni, (1938-2002) ile tanıştı. Serabi mahlasını da Maksudi’den aldı. Bu dönemden son-ra toplumsal sorunları da şiirlerinde işleyen Aşık Serabi, 1971 yılında Almanya’ya giderek orada kaldı.

Hemen her konuda şiir yazan Aşık Serabi’nin birçok şiiri başka sanatçılar tarafından bestelendi, türküleri seslendirildi.

Gider

İnsan bir güneş misali
Akşam olur aşar gider
Bin bir türlü dert açılır
Bir çıkmaza düşer gider

Bazen açılır gül olur
Bir şakıyan bülbül olur
Bazen köpüklü sel olur
Yıkar bendin taşar gider

Kimi çağlar kimi durgun
Kimi bir sevdaya vurgun
Yar ile arası gergin
Küskün dargın yaşar gider

Yaşama hasret insanım
Dertle çevrili her yanım
Serabi bu sevda benim
Yaralarım deşer gider

* * *

Şu Yollarda

Yürüyorum adım adım
Ömür denen şu yollarda
Kimseler duymaz feryadım
Ömür denen şu yollarda

Dağlar çetin karlı buzlu
İnişli yokuşlu düzlü
Ağlıyorum gizli gizli
Ömür denen şu yollarda

Serabi belin büküldü
Saçların tel tel döküldü
Güneş gediğe dikildi
Ömür denen şu yollarda