Saltan İbrahim
İbrahim Saltan©
1948 yılında Hekimhan’ın Kızılyatak köyünde doğdu. Küçükken ailesiyle birlikte Adana’ya göçtü.
İlkokulu Adana'da okudu. Yöresindeki aşıklardan etkilenerek şiire ilgi duydu. Aşıklık geleneği gibi
bağlama çalmayı da 7 yaşında öğrenmeye başladı. İlk bağlama derslerini Halit Araboğlu’dan
aldı. Sonraki yıllarda Çukurova’nın birçok aşığı, özellikle de Aşık Ferrahi ile dostluğu oldu.
Doğaçlama şiir söyleme ve aşıklık geleneğine ilişkin bilgisini ise Aşık İlhami’nin yardımlarıyla
geliştirdi. Daha çok doğaçlama söylemede Aşık İlhami’nin yardımını gören Aşık Saltan,
Türkiye’nin hemen her yöresini dolaşarak türkü söyledi. Ayrıca birçok şenlik ve yarışmaya katıldı.
Eserleri değişik gazete ve araştırmalarda yer alan Saltan’ın türküleri değişik sanatçılar tarafından
yorumlandı. Olurumuş Servetim sermayem malım kalmadı
Zengin yoksul düşse hor olurumuş
Beddua mı aldım yüzüm gülmedi
Eyvah çile çekmek zor olurumuş Tarla sürü satıp elimden oldum
Arılarım geçti balımdan oldum
Ellerim bağlandı kolumdan oldum
Her söze inanan tor olurumuş Ben yağmur değilim yağıp çağlamam
Yarden ayrı kaldığıma ağlamam
Haktan başkasına gönül bağlamam
Yiğidin sevdiği bir olurumuş Aşık Saltan boşa kendini üzmez
Hakka hizmet eden canından bezmez
Gerçek insan elin emrinde gezmez
Hakka inananlar hür olurumuş * * * Vazgeçtim Dikeni batınca bende kan aktı
Koklayamam gayrı gülden vazgeçtim
Arıya güvendim canımı yaktı
Dilimi vurunca baldan vazgeçtim İnsan mutlu olmaz yolun şaşınca
Darbe alır her engeli aşınca
Keklik gibi tuzaklara düşünce
Ellerim bağlandı koldan vazgeçtim Gençken aklar düştü çileli başa
Ömür gelip geçer benziyor düşe
Susuz kaldı bağım emeğim boşa
Damarlar kurudu daldan vazgeçtim Dünya alemini Saltan bilmedi
Kırk üç yıldır eyvah yüzüm gülmedi
Gurbet acı tahammülüm kalmadı
Bıktım gezemiyom yoldan vazgeçtim