Zeyrek Yunus
Yunus Zeyrek©
1955-2019. Posof’un Sintisap (şimdiki adı Yolağzı) köyünde doğdu. İlkokulu Caborya (şimdiki adı Günlüce) köyü ve Ardahan’da, ortaokulu Silvan’da, lise ve yükseköğrenimini ise Erzurum’da tamamladı.
Şiire ve aşıklık geleneğine küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Karşılaştığı aşıklar ve okuduğu kitaplar aracılığıyla geleneği ve şiiri öğrendi.
Yunus Zeyrek Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ve 6 yıl kadar da Münih’te (Almanya) öğretmen ve yönetici olarak çalıştı. Daha sonra yüksek lisansını tamamlayarak bir üniversitede öğretim elemanı olarak göreve başladı.
Folklor ve edebiyata ilişkin yaptığı araştırmaların yanında özellikle Ahıska yöresi kültürü ve toplumsal sorunlarıyla yoğunlaşan Zeyrek, bu anlamda birçok örgütün çalışmalarına katıldı, yönetici ve başkan olarak görev aldı.
Yunus Zeyrek’in şiirlerinin bir bölümü »Bu Yolda« (1998) adıyla yayımlandı. Ayrıca birçok araştırması bulunmaktadır.
Yunus Zeyrek Ankara'da öldü ve orada toprağa verildi.
Ahıska
Bir gül mevsiminde seyrine gittim
Hani goncan hani gülün Ahıska
Baktıkça haline kahroldum
bittim
Korlanır mı bir gün külün Ahıska
Güneş orda batmış ay orda batmış
O altın sabahlar uykuya yatmış
Aşıklar sazını elinden atmış
Tutulmuş
söylemez dilin Ahıska
Evladın ağulu şerbetler içmiş
Seyranın düğünün devranı geçmiş
Yuvalar bozulmuş turnalar uçmuş
Bulanmış
ırmağın gölün Ahıska
Dirliğin düzenin oban bozulmuş
Yazık alın yazın böyle yazılmış
Kavim kardaşından bağın çözülmüş
Yaman
esmiş kara yelin Ahıska
Hani müezzinin hani minaren
Şerha şerha olmuş kanıyor yaren
Ayağa kalkmaya yok mudur çaren
Doğrulur
mu acep belin Ahıska
* * *
Göründü
Meteris’den baktım yüce dağlara
Arsıyan’ın başı duman göründü
Çiçekten taç giymiş şanlı Urama
Yaylalar
içinde bir han göründü
Niceler burada yurt yuva kurmuş
Nice beyler gelmiş selama durmuş
Bir zamanlar düşman kasmış
kavurmuş
Şükür geçmiş yeni devran göründü
Aşık Müdam geldi çaldı söyledi
Dereler deryayı aşkı boyladı
Bu dağlarda kurt kuş gönül eyledi
Yamaçlarda
sürü ceyran göründü
Girdaplarda şimdi güneş oyunda
Bülbüller dem tutar ırmak boyunda
Temmuzda yaylada kızlar
toyunda
Şen tepelerde ah seyran göründü
Zaim huduttaki son otu biçti
Zülali uğradı suyundan içti
Yunus seyre daldı kendinden
geçti
Bütün alem sana hayran göründü