Yıldırım Ali Rıza
Ali Rıza Yıldırım©
1925-2000. Şavşat’ın Mokta (şimdiki adı Savaş) köyünde doğdu. İlkokul eğitimini Şavşat’ta yaptıktan sonra Susuz'da Cılavuz Köy Enstitüsünü bitirdi.
Köylerine gelip giden aşıklardan etkilenerek küçük yaşlarda şiirle ve halk edebiyatıyla ilgilenmeye başladı.
Yaşamında karşılaştığı sorunları ve değişik konulardaki duygularını dile getiren Yıldırım, değişik dönemlerde birçok aşıkla karşılaşmalarda bulundu. Şiirlerinde genellikle Rıza mahlasını kullandı.
Değişik konuları dile getiren Ali Rıza Yıldırım’ın şiirleri birçok gazete, dergi ve araştırmada yer aldı.
Uzun yıllar öğretmenlik yaptı. 1977 yılında emekli olup İstanbul’a yerleşen Yıldırım, yaşamının son dönemlerini burada geçirdi.
Ali Rıza Yıldırım, İstanbul'da öldü ve orada toprağa verildi.
Saklanır
Sarrafta sim ü zer sadık dostta sır
Yeşil sarı pembe gülde saklanır
Hainde nedamet dertlide
kahır
Zehirle mücevher dilde saklanır
Geçecek ömrümüz olacak rüya
Hepsi bir hakikat değildir hülya
Cehdimiz sadeye safa duruya
Hat’ralar
asırda yılda saklanır
Rıza bir hatamız olmasın sakın
Belli olacaktır siyahın akın
Kalacak bir eser adabın
takın
Atar temelini elde saklanır
* * *
Zülfün
Ela gözlüm sana şikayet kılem
Hiç bırakmaz beni bağladı zülfün
Müsade eylemez okşayıp gülem
İdam
zincirini yağladı zülfün
Altın perçem zülfün ile bükülmüş
Kalem kaşlar bir kenara çekilmiş
Tel tel olmuş mah yüzüne
dökülmüş
Seyrederken kılıç zağladı zülfün
Tertip almış hazırlanmış mest için
Niçin cevredersin yanık dost için
Dökmüşsün yüzüne bana kast
için
Yaktı bu sinemi dağladı zülfün
Rıza der zülfüne menekşe taksam
Tel tel olur zülfün ne zaman baksam
Saydım tellerinin
birisi noksan
Zalim tarak almış ağladı zülfün