Virani
Virani©
1500'lü yılların 2. yarısı ile 1600'lü yılların ilk çeyreğinde yaşadı. Eğriboz adasında doğduğu kabul edilmektedir. İyi bir eğitim aldı. Türkçe ve Osmanlıcanın dışında Arapça ve Farsça öğrendi.
Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi aşığı olan Virani, bir süre Necef'te Ali'nin türbesinde türbedarlık ve babalık yaptı.
Bektaşiliğin ikinci piri Balım Sultan'dan el aldı. Şah Abbas'la (1587-1618) görüştü. Anadolu'nun bir çok yerini ve daha sonra da, Bulgaristan'da Deliorman ve Debruca'yı dolaştı. Necef’ten dönüşünde, Deliorman yöresinde bulunan Demir Baba Tekkesini ziyaret etti ve ondan icazet aldı.
Şiirlerinin toplandığı divanı bugüne ulaşabildi. Virani, Bektaşi felsefesini işlediği yüzlerce şiirini de aruz vezniyle yazdı. Ancak halk arasında yayılanlar daha çok hece ölçüsüyle yazılanlardır.
Virani, Demir Baba Tekkesinden ayrıldıktan sonra Otman Baba’yı ziyaret etmek üzere yolunun üzerinde uğradığı Karlıova’daki Hafızzade Türbesinde rahatsızlandı ve öldü. Mezarı türbenin avlusundadır.
Ali
İstemem alemde gayrı meyveyi
Tadına doyulmaz balımdır Ali
İstemem eşyayı verseler dahi
Korkmazam
sümbülüm gülümdür Ali
Ali’mdir kadehim Ali’mdir şişe
Alim sahralarda morlu menemşe
Ali’m dolu yedi iklim dört köşe
Ali’m
saki Kevser dolumdur Ali
Virani’yim şimdi düştüm derdine
Vücudum gark oldu çile bendine
Gönül sormaz oldu kendi
kendine
Söyler dergahımda dilimdir Ali
* * *
Dertliyim
Nedir hey erenler benim yandığım
Halden bilmez yar elinden dertliyim
Bu aşkın ateşi yaktı
sinemi
Pervaneyim nar elinden dertliyim
Gafletten uyandım gözümü açtım
Aşkın küresinde kaynadım piştim
Yavru şahan gibi tuzağa düştüm
Kurtulamam
tor elinden dertliyim
Bin bir niyaz edip eğledi beni
Bir kadim ikrara bağladı beni
Gül iken dikene dağladı beni
Kokulatmaz
har elinden dertliyim
Çıktım şu alemi seyran etmeye
İkrar verdim bu ikrarı gütmeye
İndim bedestana pazar etmeye
Şimdi
gezer şar elinden dertliyim
Virani’yim çeker yarin kahrını
Doldur ver içeyim aşkın zehrini
Muhabbete saldık gönül
bahrini
Geçti zaman zar elinden dertliyim