Turabi Yanbolulu
Yanbolulu Turabi©
1786-1868. Yanbolu’da (Bulgaristan) doğdu. Asıl adı Ali’dir. İyi bir eğitim gördü.
Küçük yaşlarda edebiyat, tasavvuf ve müziğe ilgi duymaya başladı.
Gençliğinde bağlamasıyla Balkanlarda dolaşmaya başlayan Turabi, Üsküp’te tanışıp etkilendiği Seyit Muhammet Nurü’l Arabi aracılığıyla Melami tarikatına girdi. Daha sonra gittiği İstanbul’da Merdivenköy Dergahında Halil Revnaki Baba’dan el alarak Bektaşiliğe bağlandı ve orada yetişip babalık payesi aldı. Revnaki Baba’nın ölümü üzerine bu dergaha postnişin oldu.
Balkanlardan çok Anadolu içlerinde tanınmaya ve kabul görmeye başlayan Turabi, Çorumlu Seyyit Hasan Hüsnü Dedebaba’nın (-1849) ölümünden sonra Hacı Bektaş Dergahında posta oturdu. Bu dönemde Çelebiler ve Dedebabalar arasında geçen birçok çelişkiyi doğrudan yaşadı ve bunlar değişik biçimlerde deyişlerde dile geldi.
Bazı araştırmacılara göre Turabi Baba, Hacı Bektaşi Dergahında bulunduğu dönemde birçok araştırmanın yanında Kitab-ı Mukaddesin Yeni Ahit bölümünü inceleyerek 1853 yılında tashih etti. Ayrıca »Keramat-ı Hünkar Hacı Bektş-i Veli« adlı eseri yazarak çoğalttı.
Yanbolulu Turabi Baba Hacıbektaş’ta öldü ve orada toprağa verildi.
Turabi’ye ilişkin Baki Yaşa Altıok tarafından hazırlanan »Yanbolulu Ali Turabi Baba-Turabi Divanı« (2006) adlı bir araştırma yayımlandı.
Ayrıca Turabi mahlaslı yaklaşık 18 ayrı aşık bulunmaktadır.
Bulunmaz
Salma dil gemisin engine aşık
Bahr-i aşka haddi payan bulunmaz
Her yerde keşfetme sırr-ı
hakayık
Anı fehmeyleyen bir can bulunmaz
Arifin halini tarif ne hacet
Efsane sözlerden eyle feragat
Kande göster bana sahip keramet
Ali
çoktur Şah-ı Merdan bulunmaz
Muhtefi oldular alemde erler
Kıymetsiz bilinmez ilmi hünerler
Her kime sorarsan arifiz derler
Benden
özge baktım nadan bulunmaz
Turabi cihanda olduk serseri
Fehmeden kalmamış dürrü gevheri
Kimsenin kimseden yoktur
haberi
Böyle acayip seyran bulunmaz
* * *
Yeter
Gel gönül gidelim aşk ellerine
Muradın yar ise bir dane yeter
Fikir kıl ettiğin amellerine
Heva-yı
cehl ile efsane yeter
Meyl-i dünya edip gel olma bednam
Kim aldı felekten muradınca kam
Ölüm var mı yok mu ahiri
encam
Vakit geçirmeğe virane yeter
Heva-yı hevese atma kendini
Arayıp da bir sor için künhünü
Ölüm gelir yıkıverir bendini
Dünyada
kaldığın zamane yeter
Turabi özünü payimal eyle
Rah-ı erenlerden hasbıhal eyle
Bu fani dünyayı bir hayal
eyle
Gelip konup göçen nişane yeter