Süleyman Fahri
Aşık Süleyman©
1880-1938. Kangal’ın Mamaş (şimdiki adı Soğukpınar) köyünde doğdu. Soyadı yasasından sonra bağlama çalmadaki becerisi ve hızından dolayı Fırtına soyadını aldı.
Aşıklık geleneğine ve şiire küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Yaklaşık 9 yaşlarında bağlama çalmaya başladı. Bağlama derslerini Mamaş’ın bilenen en eski aşığı Hassöğ’den aldı. Kısa bir sürede çok iyi bağlama çalmaya başladı.
1931 yılında Ahmet Kutsi Tecer tarafından düzenlenen Aşıklar Bayramı nedeniyle Aşık Revani (1898-1968), Dışlıklı Yarım Ali, Aşık Veysel (1894-1973), Hikayeci Ağa Kahya ile birlikte Sivas’a çağrıldı. Bu dönemden sonra adı daha fazla duyuldu ve deyişleri çevrede yayılmaya başladı. Sonraki yıllarda ise adı yörede, Deli Derviş Feryadi (1824-1904) ile birlikte anılacak denli tanınmış bir bağlama ustası olarak kabul edildi.
Aşık Süleyman, cemlerde, meclislerde olduğu gibi yöredeki düğünlerde de aranan bir bağlamacı oldu.
Aşık Süleyman, köyünde öldü ve orada toprağa verildi.
Aşık Süleyman ve aynı çevrenin öteki aşıklarına ilişkin Fuat Bozkurt tarafından hazırlanan »Ozanlar Ocağı« (1999) adlı bir araştırma bulunmaktadır.
Bulunmaz
Gönül kahvaltıya iltikap eder
Üzerinde şeker kaymak bulunmaz
Elli gündür perhiz altmışa gider
Allaha
şükür dedik doymak bulunmaz
Ala şafak herle karşıma geçer
Bıyık bulaşığı sakala saçar
İçeriz çorbayı vay çarı naçar
Şol
düğürden başka müştak bulunmaz
Bari yemlik madımalak bitmedi
Dişlerim çürüdü çiğdem tatmadı
Ispanağa yoğurt ile katmadı
İçinde zerrece sarmısak bulunmaz
Ezel yer idim baklava börek
Başı buğulu nakışlı çörek
Üzüm hoşafı ister yanıktır yürek
Pirinç
tutuyadır ahmak bulunmaz
Köfteye hasret gittim kar etti cana
Bir kez yüzün göre idim kaygana
Katmer, kömbe küsmüş gelmez
meydana
Hem kalındır ağız korkak bulunmaz
Dudağım yarıldı karnım kuruldar
Göynüm yahni baldırcanı arzular
Kuyruğu üç okkalık kalık
kuzular
Çayırlı çimenli yalak bulunmaz
Gel ey Fahri tekmil eyle destanı
Buğda ekmeği gitti bulunmaz hanı
Darı ekmeğini kesme
yaradan gani
Ardından vurmaya tokmak bulunmaz
Aşık Süleyman'dan arşivlere aktarılan 'Zeynep Bu Güzellik' adlı türküsünü Kubilay Dökmetaş'ın yorumuyla dinleyebilirsiniz.
