Sulari
Davut Sulari©
1926-1985. Mans’ta (şimdiki adı Çayırlı) doğdu. Asıl adı Davut Ağbaba’dır. İlkokulu Mans’ta okudu.
20 yaşında aşıklığa başladı. Tasavvuf şairi olan büyük dedesi Kaltık Mehmet’ten etkilenerek bağlamaya yöneldi. Paşa Doğan (1925-2020) adlı akrabasından da aşıklık geleneği ve bağlama konusunda yardım gördü. O dönemden sonra da çalıp söyledi.
Davut Sulari ilk kez 1949 yılında Muzaffer Sarısözen’in (1899-1963) hazırladığı programlara katılarak duyulmaya başladı. 1950-63 yılları arasında da İstanbul Radyosu bünyesinde mahalli sanatçı olarak görev yaptı.
1966 yılından itibaren yaygınlaşan Konya Aşıklar Bayramının oluşturulmasında emeği geçen Sulari, aşıklık geleneğindeki her dalda önemli bir yetenek olarak kabul edildi. Alevi kökenli aşıklar içerisinde deyişme alanında farklı bir yeri olan Sulari’ye bu özelliği, türkülerindeki zenginliğin gelişmesinde önemli katkı sağladı.
Aşık Beyhani (1933-1971) ile birlikte Türkiye’nin çeşitli yerleri dışında, İran, Irak ve Suriye’yi gezerek çalıp söyledi. Özellikle 1970’li yıllarda ise çeşitli Avrupa ülkelerinde uzun süre dolaşarak konserler verdi.
Türkiye’nin birçok yerini at sırtında gezerek her gittiği yerde türküler, güzellemeler söyledi. Sulari, yorumuyla birçok insanı etkiledi ve kendine özgü bir biçim oluşturdu. Ayrıca Beyhani (1937-1971), Kelkitli Serdari (1926) gibi birçok aşığa ustalık yaptı.
Davut Sulari alışılagelmiş bir aşıklar meclisi sırasında Erzurum’da öldü ve Çayırlı’da toprağa verildi.
Davut Sulari’ye ilişkin Sadık Yalsızuçanlar tarafından hazırlanan ‘Efendiler Bağı/Davut Sulari, Yaşamı-Şiirleri’ (2009), Melih Duygulu tarafından hazırlanan ‘Aşık Davut Sulari-Üç Telli Turna’ (2022) ve Nuri Derin’in (1947) arşivi temel alınarak Bekir Karadeniz tarafından hazırlanan ‘Davut Sulari-Yaşamı ve Şiirleri’ (2025) adlı araştırmalar yayınlandı. Ayrıca Davut Sulari’ye ilişkin birçok tez ve makale bulunmaktadır.
Aşıktır
Benden sorulursa aşık olanlar
Manen pir elinden dolan aşıktır
Meclis olup değerini bulanlar
Kendi
cenazesin’ kılan aşıktır
Kişisel olanı kainat tanır
Darb-i aşk olanlar cihan dolanır
Gahi berrak akar gahi bulanır
Olgun
mertebede kalan aşıktır
Ben aşık değilim yoksul ozanım
İçimde dert kaynar bünyem kazanım
Bazı yalçın dağım bazı sazanım
Davut Sulari’den kalan aşıktır
* * *
Başın İçin
Bugün bayram günü alem eğlenir
Sen bizim yaylaya gel başın için
Dertliler oturmuş derdin
söyleşir
Etme intizarın gül başın için
Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Sürme değil rastık çekmiş gözüne
Hıçkırarak başım koysam dizine
Saçım
okşa gönlüm al başın için
Davut Sulari’yim ahd u amanda
Bir yıldız doğmuştur vakt-ı zamanda
Seher bülbülüyüm ulu
divanda
Sen benim vekilim ol başın için