Seyrani Müslüm
Müslüm Seyrani©
1938-2009. Erzincan’ın Günbağı köyünde doğdu. Asıl adı Müslim Kumru’dur. İlkokulu köyünde okudu.
Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Köylerine gelip giden dedeler ve aşıklar aracılığıyla kendini geliştirdi ve bilgisini pekiştirdi. Aynı zamanda bağlama çalmayı öğrendi.
Müslim Seyrani, 1961 yılında askerden döndükten sonra çeşitli işlerde çalışarak geçimini sağladı. Dış ülkelere çalışmaya gitmek için başvuruda bulundu. Fransa ve Almanya’dan olumlu cevap gelmesine karşın, sağlık muayenelerinden geçemediğinden dolayı gidemedi.
1965 yılında evlenen Seyrani, sağlığının bozuk olduğu gibi nedenlerle aynı yıl eşi tarafından terkedildi.
Belli bir usta çırak ilişkisinde yetişmeyen Aşık Seyrani, şiir yazmaya ise eşinden ayrıldıktan sonra başladı. Rüyasında gördüğü peygamberin, aradığı her şeyin kendisinde gizli olduğunu söylemesinden sonra şiir yazmaya başladı.
Cemlerde zakirlik de yapan Müslim Seyrani’nin şiirleri çeşitli gazete, dergi ve araştırmalarda aktarıldı.
Müslim Seyrani Erzincan’da öldü ve köyünde toprağa verildi.
Müslim Seyrani’nin, şiirleri ve bazı düşüncelerini topladığı »Gerçeğe Doğru« (1987), »Gül Bahçesi, İşte Güllerimiz İşte Bülbüllerimiz«, »Gülistan, Söz ve Şiirleriyle Maddi-Manevi Bilgiler« (2007) adlı kitapları bulunmaktadır.
Ayrıca asıl adı Ahmet olan Ispartalı Seyrani (-1849) ve asıl adı Mehmet olan Everekli Seyrani (1807-1866) mahlaslı aşıklar/şairler bulunmaktadır.
Gelirim
Eğer benim ahvalimi sorarsan
Engin alem turap yerden gelirim
Bu seyranda irşat ehli ararsan
Hacı
Bektaş Veli pirden gelirim
Ta ezelden talihsizlik peşimde
Düzensizlik hiç yapmadım işimde
Resulullah ilham verdi işimde
Ulu
yüce mümtaz erden gelirim
Kesmez oldum gerçeklerden dilimi
Rabbim bilir bu biçare halimi
Gönlüm gezer nice nice alemi
Musa
kelam ile Tur’dan gelirim
Çok şükür ki doğruluktan şaşmadım
Temiz kaptan pis yerlere taşmadım
Kaderime kahredip de
küsmedim
Ah intizar olmuş zardan gelirim
Der Müslim Seyrani garip gülmezse
Derdini aşikar etme bilmeze
Ne mutlu müstesna yatar
olmazsa
Hakikat ilmiyle yardan gelirim
* * *
Oldu
Doğru sözü dinleyenler
Birçok şeyler ne zor oldu
Kendisini bilmeyenler
Gözü bakan bir kör
oldu
Çok kimsede hep menfaat
Şatafatlı hep sefahat
Hepimizde var kabahat
Hırs ihtiras hep var oldu
Ne olacak bu halimiz
Meşru olan ahvalimiz
Dertli öten bülbülümüz
Güllerine hep zar oldu
Yazık mazlumun haline
Düşmüş namerdin eline
Keder dolmuş o gönlüne
Dünya başına dar oldu
Böyle diyor Müslim Seyran
Güzel olup güzel duran
Ona herkes olur hayran
Alem buna
bir yar oldu