Sayatoğlu Yusuf
Yusuf Sayatoğlu©
1954 yılında Posof’un Xertus (şimdiki adı Sarıçiçek) köyünde doğdu. Asıl adı Rasim Saraç’tır. İlkokulu Selim’de okudu.
Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Özellikle amcası Posoflu Ummani’den (1933-1984) etkilenerek küçük yaşlarda bağlama çalmayı öğrendi. Amcası Ummani’nin dışında köylerine gelip giden aşıkları dinleyerek geleneği ve birçok türkülü anlatıyı ezberledi.
Sonraki yıllarda dinlediği Aşık Mahzuni’den (1938-2002) etkilenen Saraçoğlu, şiir yazmaya ise yaklaşık 25 yaşlarında başladı. Ancak uzun bir süre dışa açılmadı ve yalnızca usta malı türküler söyledi.
Bursa’ya yerleştikten sonra tanıştığı ve dostluk kurduğu Temel Turabi ve Hüseyin Sümmanoğlu gibi aşıklar aracılığıyla adı çevrede duyuldu. Zamanla Kars, Sivas ve Bursa’da değişik aşık şenliklerine katıldı.
Kardaş
Uydun ellerin sözüne
Gel dönelim köye kardaş
Duman bürüdü gözüme
Gel dönelim köye kardaş
Dostlarımla buluşamam
Gurbet ele alışamam
Hasta düştüm çalışamam
Gel dönelim köye kardaş
Zevk ü sefa köyde vardı
Güzel günler orda durdu
Saraçoğlu’nun öz yurdu
Gel dönelim köye
kardaş
Uzak Dur
Dinle bu sözümü benim evladım
Seni götürecek selden uzak dur
Olur olmaz deme cevher söz söyle
Dostu
incitecek dilden uzak dur
Nefret edip terkeyleme diyarı
Arz etmek isteme hayırsız varı
Kendine hakim ol nefsini koru
Dikeni
batacak gülden uzak ol
Saraçoğlu doğru yolundan azma
Daima hoş gör sen kimseye kızma
Elin arkasından kuyusun kazma
Ter
dök helal kazan felden uzak ol
Yusuf Sayatoğlu©
1960 yılında Selim’in Darboğaz köyünde doğdu. Asıl adı Yusuf Yıldız’dır. İlköğrenimini köyünde, ortaöğrenimini Adana'da, yüksek öğrenimini İstanbul’da tamamladı.
Ailesinde hemen herkes türkü söylediğinden küçük yaşlarda müziğe ve halk şiirine ilgi duymaya başladı. Aşıklık geleneğini öğrenmesinde ise ilk ustası olan dayısı Aşık Mustafa Çileli ve İlhami Demir’in (1932-1987) yardımı oldu. Ortaokul yıllarında, flüt, kaval ve bağlama çalmaya başladı. Daha sonra zurna ve mey çalmayı öğrendi.
İlk şiirini lise yıllarında yazan Sayatoğlu, ağırlıkla güzelleme, eğitim, sevda, dini ve politik konuları işlemektir.
Aşıklık geleneğinde anlatılan birçok hikayeyi de okuyan ve öğrenen Sayatoğlu, Mürsel Sinan ve Saim İstekoğlu ile birlikte bir albüm hazırladı.
Aşık Sayatoğlu Konya Aşıklar Bayramı da olmak üzere birçok yarışma ve şenliğe katıldı ve değişik ödüller aldı. Şiirleri değişik yerlerde yer aldı ayrıca bitirme tezlerine konu oldu.
Aşık Yusuf Sayatoğlu’nun şiirlerinin bir bölümü »Hasret Nağmeleri« (1999) adıyla yayınlandı.
Söz Mücevher Olsa
Söz mücevher olsa bende yok yeri
Mana eleğinde elenmeyince
Akıl kılıç olsa kesmez peyniri
Zamane
çarkında bilenmeyince
Dünyayla ay güneş bu nasıl etki
Bu hareketlere kim verir yetki
Kainatta olan sayısız bitki
Yeşermez
ki yağmur çilenmeyince
Neden kuvvetlidir vücutta bilek
İnsanlar tanedir dünya bir elek
Her zaman da kabul olmaz ki
dilek
Şükredip Allahtan dilenmeyince
Yusuf bilmek gerek ilimden fenden
Derler ki huy geçer insana kandan
İte yal yaparlar su
ile undan
Ama karnı doymaz yalanmayınca
* * *
Yüksekten Uçan
Yüksekten uçan turnalar
Gelir bizim göle konar
Sevdiğinden ayrılanlar
Hem çok ağlar hem de
yanar
Sevda çekip üzülmeyen
Mutluluk nedir bilmeyen
Hayatında sevilmeyen
Bu aşkı eğlence sanar
Yusuf der ki yalan dünya
Geçen günler oldu rüya
Bir güzeli sevdim diye
İşitenler
beni kınar