Sancaktar
Aşık Sancaktar©
1917-1982. Ardanuç’un Göraşet (şimdiki adı Kutlu) köyünde doğdu. Asıl adı Sancaktar Demirci’dir. Okula gitme olanağı bulamadı.
Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. Köylerine gelip giden aşıklar ve bazı yaşlı insanları dinleyerek kendini geliştirdi. Bağlama çalmayı kendi kendine öğrendi. Zamanla karşılaştığı ve dostluk kurduğu birçok aşık ve şairle deyişmelerde bulundu.
Şiirlerinde genellikle yaşadığı ve çevresinde gördüğü olayları işleyen Aşık Sancaktar, kendisinden sonraki Osman Kaya gibi bazı şairlerin yetişmesine katkıda bulundu.
Aşık Demirci’nin şiirleri herhangi bir biçimde kayda geçirilmediğinden yöredeki bazı kişilerin belleklerinde kalanlar dışında unutuldu.
Aşık Sancaktar’ın şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda yayınlandı..
Altında
Ecel baskın etti ansız amansız
Güllerimiz soldu toprak altında
Yavruları koydu öksüz babasız
Toplu
şehit oldu toprak altında
Bülbüller ötmedi sustu bağlarda
Kimi civan gibi yarı çağlarda
Ölenlere ağlaşıyor sağlar da
Arkadaşlar
kaldı toprak altında
Zati devran sürüp asla gülmedik
Ocaklara girdik geri gelmedik
Ecel yastığında rahat ölmedik
Hayatlar
son buldu toprak altında
Ağlayıp Sancaktar sararıp solma
Bu gelen mevladan kullardan bilme
Ezberle unutma aklında
silme
Acı haber geldi toprak altında
* * *
Gençlik
Üç yaşında yetim kaldım babadan
On yaşında aptallaştı bu gençlik
Uçmayı bilmeden düştüm yuvadan
Göçmen
bir kuş idi uçtu bu gençlik
Otuz üç yaşında ağardı başım
Kırkıma varmadan seyredi dişim
Sel kopar yüzümden durmaz gözyaşım
Acılar
içinde geçti bu geçlik
Genç civan ömrümün kadrin bilmedim
Kahir çektim şad olup da gülmedim
Çabaladım bir hedefe
gelmedim
Düz yaylada yollu şaştı bu gençlik
Sancaktar kendine bir destan söyle
Levh-i kaleminden takdirim böyle
Yetiş gel yaratan bir
imdat eyle
Dağı öte yüze aştı bu gençlik