Said Toklumenli

Toklumenli Said©
1835-1910. Kırşehir’in (sonradan belde olan) Toklumen köyünde doğdu. İlk okuma yazmayı köyün imamından öğrendi. Daha sonra, yaklaşık 18 yaşındayken Kayseri’de medrese eğitimi gördü.
Türkülerle ve aşıklık geleneğiyle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladığı kabul edilmektedir. Şiirlerinden hareketle birçok yeri dolaştığı ve değişik meclislerde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yaşamı boyunca genellikle Kızılırmak üzerinde kayıkçılık yapan Aşık Said’in türkülerinin bir bölümü yörede ağızdan ağza yayılarak bugüne ulaştı. Ancak Aşık Said’in kendisi gibi aşık olan oğlu Aşık Seyfullah da (1896-1972) bu konuda yeterli bir kaynak olamadı.
Aşık Said’in köyünde öldüğüne ilişkin bilgiler kesin görünmektedir ancak mezarını yeri konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Toklumenli Aşık Said’e ilişkin Cahit Obruk tarafından hazırlanan »Kırşehirli Aşık Said« (1983) adlı bir araştırma bulunmaktadır.
Değil
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Yar gelip geçtikçe değmeli değil
Ak elleri boğum boğum kınalı
Ah
neyleyim gözler sürmeli değil
Doldurmuş helkeyi ben deyip gider
Açmış ak göksünü yel dövüp gider
Elâ göze sürme çekmiş
cevreder
Mahellenden bir yar sevmeli değil
Ben bu derelerde konup göçmedim
Aşkın badesinden dolup içmedim
Fırsat elde iken alıp kaçmadım
Öldürmeli
beni dövmeli değil
Bizim ilde ak sayayı giymezler
Giyip giyip ak topuğu dövmezler
Sen güzelsin ben Said'e
vermezler
Düşüp kız sevdana yelmeli değil
* * *
Kara Gözlüm
Çıktım yükseğine seyran eyledim
Yavru şahin gibi baz kara gözlüm
Dilin kalem olmuş lebin
mürekkep
Çek beyaz üstüne yaz kara gözlüm
Uzaktır yolların emindim geldim
Tatlıdır dillerin eğlendim kaldım
Elveda sevdiğim işte ben
öldüm
Mezarım avluna kaz kara gözlüm
Huri kıyafetli lebinde ballar
Yel eser yüzünde titreşir teller
Sandım ki bahçemde öten
bülbüller
Durdukça dünyalar dur kara gözlüm
Nedir bu sendeki edalar nazlar
Çok olur güzelde noktalı sözler
Bal dudak üstünde gül gibi
yüzler
Sineni sineme bas kara gözlüm
Sev güzeli eğer soyu var ise
Çok meyil ver hakikatli yar ise
Eğer aşıkına ihsan bu ise
Vallah
billah bu kez az kara gözlüm
Der Said'im sever misin ırağı
Pulat mıdır o yavrunun uğrağı
Doksan dokuz bu fakirin
çırağı
Bir de sen desinler yüz kara gözlüm