Ruhani
Aşık Ruhani©
1931 yılında, (sonradan Çamlıca adıyla Tortum’un bir mahallesine dönüştürülen) Aşağı Sivri köyünde doğdu. Asıl adı Mustafa Temel'dir.
9 yaşından türkü söylemeye başladı. 10 yaşında ise elinde patlayan bir kapsülden dolayı sol gözünü ve sağ elinin 3 parmağını yitirdi. Bu olayın olumsuz etkisiyle uzun bir süre türkü söylemeyen Ruhani, 20 yaşlarında yeniden türkü söylemeye başladı.
Önceleri yalnızca türkü söyleyen Aşık Ruhani, bağlama çalmayı da 20 yaşlarında öğrendi.
Aşık Ruhani yöresindeki aşıkları dışında, gelip giden öteki gezginci aşıklardan da etkilendi ve geleneğe ilişkin bilgisini pekiştirdi.
Ruhani'nin 1955 yılında geçirdiği bir ameliyattan sonra öteki gözü de görmez oldu.
Doğaçlama konusunda yetenekli bir aşık olan Ruhani, mahlasını da sonraki yıllarda aldı. Gözleri görmediğinden dolayı her şeyi ruh haliyle algılaması gerçeğinden yola çıkarak kendisine bu mahlasın verildiğini aktarmaktadır.
Aşık Ruhani'nin şiirleri çeşitli gazete, dergi ve araştırmalarda aktarıldı.
Dünya
Dünya döner insan döner çark döner
Halkasından tutanındır bu dünya
Deniz döner dalga döner ark
döner
Yudum yudum yutanındır bu dünya
Ölçüldü biçildi dünyanın hızı
Bozuldu tılsımı görüldü yüzü
Sömürür kemirir güçlü güçsüzü
Gücü
yeten yetenindir bu dünya
İnsanlar insanı balta ormanı
Yılan kurbağayı leylek yılanı
Serçe solucanı aslan ceylanı
Pençe
vurup yırtanındır bu dünya
Aşık Ruhani’nin bu endişesi
Bilmeyenler bilenlerin maşası
Fakir fukaraya sabır köşesi
Balı
yağa katanındır bu dünya
* * *
Kara Kara
Aşkınla çöllere düştüm dolaştım
Göründü gözüme iz kara kara
Derdinle tutuştum yandım alıştım
Kül
etti bağrımı köz kara kara
Aşık olan maşukunun kuludur
Leyla sevdakardır Mecnun delidir
Dertli Kerem Han Aslı’nın külüdür
İşte
şu sağ olan toz kara kara
Aşığım çektiğim ahtır amandır
Bu ne gün ne saat hangi zamandır
Aleme tabiat çayır çimendir
Bana
dağlar taşlar düz kara kara
Görmedim sen gibi duvaksız gelin
İstersen sevdiğim sözümden alın
İstersen edalan istersen salın
İster
isen dolaş gez kara kara
Sor ki Ruhani’yi sevdan yordu mu
Eğlendi mi usandı mı durdu mu
Sen kalem al ben söyleyim
derdimi
Ak kağıt üstüne yaz kara kara