Papur
Abdullah Papur©
1945-1988. Divriği’de doğdu. Ailesiyle birlikte Kangal’ın İğdeli köyüne yerleşti. İlkokulu orada okudu.
Aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı ve bağlama çalmayı öğrendi. Yöresinde dinlediği aşıklar, cemlerde dinlediği dedeler ve zakirler aracılığıyla kendini geliştirip bilgisini pekiştirdi.
Önceleri usta malı türküler söyleyen Abdullah Papur, sonraları kendi türkülerine ağırlık verdi. 1970’li yıllardan itibaren toplumsal konulara yönelerek bu dalda da birçok eser verdi.
Şiirlerinde sevgi, ayrılık, gurbetlik gibi çeşitli konuları işleyen Papur, Türkiye ve Türkiye dışında birçok yerde konser ve etkinliğe katıldı.
Şiirleri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda aktarılan Abdullah Papur’un ölümüne dek ve daha sonra onlarca albümü yayımlandı.
Abdullah Papur geçirdiği bir trafik kazasında öldü ve İğdeli’de toprağa verildi.
Gidiyom
Çok gördüler sizin elde durmamı
O yaylalar senin olsun gidiyom
Bulamadım nazlı yarda dermanı
Bugün
nazlı yara küstüm gidiyom
Ömrüm geçti nazlım sizin dağlarda
Mor sümbüllü bahçalarda bağlarda
Başı bozuk şu dumanlı
dağlarda
Acı poyraz gibi estim gidiyom
Papur nere gidem aldım başımı
Ağlasam da kim siler yar yaşımı
Gurbet elde hasretliğin
taşını
Bu kara bağrıma bastım gidiyom
* * *
Tutuldum
Bu yıllık da gidemedim sılaya
Zalim gurbet elde kışa tutuldum
Derdinle başımı koydum belaya
Hasretlik
bağrımda taşa tutuldum
Yara aldım güzellerin kaçından
Usandım da gerdanından saçından
Geçti ömrüm çıkamadım içinden
Bitmez
tükenmez bir işe tutuldum
Papur görmedim ki yardan vefayı
Aşkı ile çektirdi bana cefayı
Ben sevdim de eller sürdü
sefayı
Ben de bu sevdaya boşa tutuldum
Abdullah Papur'dan bazı türkülerini dinleyebilirsiniz. (07.01.2022 tarihinden itibaren.)
