Ömer
Aşık Ömer©
-1707. Doğumuna ilişkin kesin bir bilgi yoktur. İyi bir eğitim aldığı tahmin edilmektedir.
Uzun yıllar Aydın’da oturduğundan kendisini Aydınlı saydığı görüşleri olduğu gibi yine şiirlerine dayanılarak Kırım’ın Gözleve köyü ya da Konya’nın Gözleve köyünden olduğunu varsayanlar da bulunmaktadır.
Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla Farsça bilmekteydi. Ordu şairi olması dolayısıyla birçok Osmanlı bölgesini dolaşma fırsatı buldu. Çok değişik yerlerde bilinmesinin bununla bir ilişkisi olmalı.
Aşık Ömer divan şiirinden en çok etkilenen aşıklardan biri olmakla birlikte aşıklık geleneğinde koşma ve destanlarda çok iyi örnekler vermiştir. Özellikle İstanbul Destanı ünlüdür.
Aşık Ömer'in nerede öldüğü ve toprağa verildiğine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.
Aşık Ömer'e ilişkin Sadettin Nüzhet Ergun'un hazırladığı »Aşık Ömer-Hayatı ve Şiirleri« (1967) adlı bir kitap yayımlandı.
Ben
Aşk beni şerimsar eyleyip gider
Gözlerimden dökmedeyim jale ben
Güller fasl-ı bahar eyleyip
gider
Andelibim ha kılayım nale ben
Bilmem ahvalimi kime söyleyim
Divane gönlümü nice eyleyim
Can ü dilden mail oldum neyleyim
Mah
yüzünde çifte çifte hale ben
Cemalin görmesem canım yerinir
Gayri bana dünyalar mı görünür
Gönül zülfü sevdasına sürünür
Dimi
sükker ol lebleri bale ben
Ateş-i aşk ile sinem dolalı
Hasret ile sararıp da solalı
Ben sevda-i aşka zebun olalı
Düştüm
türlü türlü garip hale ben
Aşık Ömer hasbıhalim söylerim
Akıbet cismimi üryan eylerim
Hakikiyim ben mecazı
neylerim
Baki kalmam bu hırkayı şale ben
* * *
İçeri
Kadir mevlam senin hikmetin çoktur
Bir kuş gördüm taş mermerden içeri
Ömrüm tamam olup vadem
bitende
Defnederler taze yerden içeri
Şükür olsun ol gani-ül Süphana
İtikadım vardır benim Kurana
Şimdi erişmişiz ahir zamana
Haram
girdi helal serden içeri
Yoktan var eyledi ol gani bizi
Müminler beş vakit kılar namazı
Hak yakında kara eyleme yüzü
İblisi
sürdüler nardan içeri
Aşık Ömer bunu yalan söylemez
Nasihat eder de kimse dinlemez
Kendi kusuruynan düşen
inlemez
Ecel o ki girdi serden içeri