Noksani Xodlu
Xodlu Noksani©
1922-1964. Artvin’in Yukarı Xod (şimdiki adı Yukarı Maden) köyünde doğdu. Asıl adı İbrahim Muratoğlu’dur. İlkokulu köyünde okudu.
Aşık edebiyatıyla içiçe olan ağabeylerinin de bilgilerini aktarmalarıyla aşıklık geleneğini küçük yaşlarda öğrendi.
Önceleri aşıklık geleneğinde şiir ve türküleri ezberleyip kaydeden Xodlu Noksani, yaklaşık 18 yaşlarından itibaren kendi de şiir yazmaya yöneldi. Bu ilk şiirlerin bazılarında kendi adını, 1940’ların 2. yarısından sonra Noksani mahlasını kullanmaya başladı.
Xodlu Noksani, şiirlerinde genellikle aşk ve doğa konularını işledi. Ancak taşlama ve övgü konulu şiirleri de bulmaktadır.
Noksani geride, kendi şiirleri dışında Sivaslı Aşık Talibi’den (1898-1976) Xodlu Şamili’ye (1810-1865) dek birçok aşığın türkü ve şiirlerinden oluşan yüzlerce sayfayı bulan elyazması ve daktilo edilmiş notlar bıraktı.
Xodlu Noksani’ye ilişkin bir araştırma Bekir Karadeniz tarafından »Xodlu Noksani, Yaşamı ve Şiirleri« (2000) adıyla yayımlandı.
Ayrıca Güvençli Noksani, Çorumlu Noksani, Erzurumlu Noksani (-1872), Posoflu Noksani (1857-1940), Güplüceli Noksani (1902-1977), Karslı Noksani (1899-1972), Davulkulu Noksani (1919-1971), Arguvanlı Noksani (1934) ve Harızlı Noksani (1936-2003) mahlaslı aşıklar bulunmaktadır.
Derde Dermana
Gayrı veda edem hasta haneye
Yolu düşürmesin derde dermana
Sağda solda yaslı yatar hastalar
Kulu
düşürmesin derde dermana
Bin naz ile büyütmüştür anneler
Hasta düşer inil inil iniler
Arar da bulmaz derde çareler
Salı
düşürmesin derde dermana
Attı kısmet Türkiye’de çok gezdim
Başımdan geçeni kalemle yazdım
Çekilmez kahrı var usandım
bezdim
Eli düşürmesin derde dermana
Gönül ister yuvasını bulmayı
Dileğimdir kurtar mevlam cümleyi
Zulüm derler gurbet elde ölmeyi
Ölü
düşürmesin derde dermana
Mevlam de ki Noksan benim kulumdur
Bu yalan dünyanın sonu ölümdür
Genç yaşında derde
düşmek zulümdür
Hali düşürmesin derde dermana
* * *
Gelir Geçer
Gece gündüz bir hayale yanarım
Belki o sevdiğim yar gelir geçer
Meşakkatle büryan oldu her
yanım
Yangın yüreğimden kar gelir geçer
Kalmadı takatim durdu dizlerim
Bir an için o cananı özlerim
Leyl ü nehar yollarını gözlerim
Belki
o sevdiğim er gelir geçer
Tarar saçlarını süzer kaşını
Çok kıymetli bilir kendi başını
Bilmem ki bilir mi müşkül işini
Usuldür
ehl-i dil der gelir geçer
Kara talih kör bahtımdan usandım
Gönül karda yar koluna yaslandım
Dünkü cehaletten bugün
uslandım
Sinnim atladıkça ar gelir geçer
Gönül bazı dolar aşkın bağrına
Hata söz söylemem asla eğrine
Samyeli esmede sinem şehrine
Noksan’ın günleri zor gelir geçer