Mustafa Kayıkçı
Kayıkçı Kul Mustafa©
17. yüzyılın ilk yarısında yaşadı. Doğum ve ölüm tarihlerine ilişkin somut bilgi bulunmamaktadır. Yeniçeri ocağında kayışçı olduğundan bir adı da Kayışçı Mustafa olarak geçmektedir. Ancak daha çok Kayıkçı olarak anılmaktadır.
Osmanlı ordusundaki Yeniçeri aşıklardandır. Bu bağlamda Bektaşi geleneğinde yetiştiği ve şiiri öğrendiği varsayılmaktadır.
Başta Cezayir olmak üzere dönemin Osmanlı topraklarında çeşitli yerlerde bulunduğu kabul edilmektedir. Şiirlerinde işlediği konular ve tarihsel olaylar itibariyle 17. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olma ihtimali güçlüdür.
Kayıkçı Kul Mustafa’nın şiirleri sonraki yüzyıllarda değişik el yazması dergi ve cönklerde bulunmaktadır. Özellikle 17. yüzyılın Yeniçeri aşıkları açısından verimli bir dönem olduğu düşünüldüğünde, Kul Mustafa’nın şiirlerinin değişik yazılı kaynaklara aktarılmış olması, onun kendi döneminde geniş çevrelerce bilindiği olasılığını güçlendirmektedir.
Kul Mustafa'nın nerede öldüğü ve toprağa verildiğine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.
Gitsin
Yücesi dumanlı boralı dağlar
İncitmen sunamı bel verin gitsin
Eyyamı şitada bahar erişsin
Eline
bir deste gül verin gitsin
Uğratman sunamı kışa borana
Kader kısmet durulmadı çare ne
Eşinden ayrılıp giden ceylana
Düzelin
a dağlar yol verin gitsin
Mustafa’m der cemaline doyulmaz
Seni görmeyince takatim gelmez
Dostum gurbet elde yolun
bulunmaz
Bir takım kılavuz kul verin gitsin
* * *
Nem Kaldı
Seni terkeylesem kaşları keman
Vefası olmayan yarda ne kaldı
Cefalım yok mudur göğsünde iman
Divane
eyledin arda nem kaldı
Ayrılasın bencileyin eşinden
Bir dem sevda gitmez olsun başından
Bu ayrılık kıldı beni işimden
Arayıp
gezerim karda nem kaldı
Akar gözyaşlarım bir dem silinmez
Kapında kul oldum adım bilinmez
Ko serim sağolsun yar mı
bulunmaz
Kadrimi bilmeyen varda nem kaldı
Kul Mustafa der ki severim candan
Gözlerim doludur kan ile nemden
Sevdiceğim farık
olduysa benden
Çıkayım gideyim şurda nem kaldı