Minhacı
Aşık Minhacı©
1862-1901. Sivas’ın Deliktaş köyünde doğdu. Asıl adı Ali’dir.
Aşıklık geleneğini ve şiiri babası Aşık Ruhsati’den (1835-1911) öğrendi. Bunun yanında öteki eğitimlerini ise Karacalar Tekkesinde Hasan Efendi ile Sivas’ın Koyuncu köyünden Seyit Efendiden aldı.
Minhaci, içine kapanık bir yapıya sahip olan ve dini konulardaki yetkinliği itibariyle çevresinde Molla Ali olarak anıldı.
Minhaci yaklaşık 28 yaşında evlendi ancak çeşitli nedenlerden dolayı karısı Hatice ile anlaşamadılar. Yörede güzelliği dillere destan olan ve Ağgelin olarak bilinen Hatice kısa bir süre sonra da Minhaci’yi terk etti.
Minhaci, »Ruhsati Kolu« olarak bilinen aşıkların en önemlilerinden biri olarak kabul edilir.
Minhaci’ye ilişkin bir araştırma Kemal Gürpınar tarafından »Deliktaşlı Minhaci-Hayatı ve Eserleri« adıyla yayımlandı.
Gitti
Vefasız dilberi gördüm pınarda
Şu kara bağrımı dağladı gitti
Bir dem şahin gibi yüzüme baktı
Yıktı
kaşlarını ağladı gitti
Yaşını silip de demedi derdi
Farketmedi zalim namerdi merdi
El sözüne kandı kalkıp yürüdü
Ak
üstüne kara bağladı gitti
Her dem varıp beni sana kardılar
Şerha şerha yüreğimi yardılar
Seni benden alıp yada verdiler
Düşman
yarasını sağladı gitti
Bizi ayırana sanmayın kalır
Erilmez muradın atı gem alır
Gitti bu ülkeden yetişmem sanır
Minhaci
gözyaşın çağladı gitti
* * *
Neme Şad Olayım
Neme şad olayım neme güleyim
Gönül gamlı iken gülünmez imiş
Arşa direk direk oldu tütünüm
Bu
duman haşredek silinmez imiş
Geldi geçti güzellerin kervanı
Sürüldü savruldu yarin harmanı
Gençlik elde iken sürün devranı
Kocalıkta
devran sürülmez imiş
Toy iken ölüme aklım ermezdi
Ayrılık ne kulağıma girmezdi
Şu dert hatırıma bir dem gelmezdi
Başa
ne gelecek bilinmez imiş
Minhaci’yim demem binde birini
Ferhat olan niçin sevmez Şirin’i
Aradım kitapta buldum yerini
Sabır
gibi devlet bulunmaz imiş