Kervani
Ozan Kervani©
1959 yılında Ardanuç'un Usot (şimdiki adı Tosunlu) köyünde doğdu. Asıl adı Rasim Yılmaz'dır. İlkokulu köyünde, ortaokulu Ardanuç'ta, teknik liseyi değişik yerlerde, yüksekokulu Düzce'de okudu.
Küçük yaşlarda müzikle ilgilenmeye başladı ve bağlama çalmayı öğrendi.
Ozan Kervani 1970'li yıllardaki politik tercihleri ve ilişkileri nedeniyle sık sık gözaltına alındı.
Ozan Kervani, 12 Eylül sonrasında bir süre özel sektörde çalıştıktan sonra Ankara Büyükşehir Belediyesine geçerek emekli oluncaya kadar orada görev yaptı.
Ankara'da yaşamaya başladığı dönemde Musa Eroğlu'dan bağlama dersleri aldı. Bu süreçte birçok derleme yapan Ozan Kervani, aynı zamanda yaşadığı ve gördüklerini yazmaya yöneldi.
Ozan Kervani birçok kitle örgütünde değişik birimlerde çalıştı. Ayrıca Ankara Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin başkanlığını üstlendi.
Ozan Kervani Türkiye ve Türkiye dışında müzisyen ve sunucu olarak birçok etkinliğe katıldı, aynı zamanda değişik radyo ve televizyon programlarında yer aldı.
Ozan Kervani'nin politik yazıları, öykü, anı ve söyleşileri çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı.
Döndürdün
Aşkınla tutuşup yanan gönlümü
Attın ateşlere küle döndürdün
Bir bakışın vardı cihana bedel
Alemde
değerim pula döndürdün
Bilmem ki dünyaya ne zaman geldin
Gülüşünle aklım başımdan aldın
Bu garip gönlümü hasrete
saldın
Çaresiz dolanan kula döndürdün
Başım koymadım sıcak dizine
Doyamadım sohbetine sözüne
Bir kerecik bakamadım yüzüne
Bu
cennet bağımı çöle döndürdün
Koysan başın omzumda taşırım
Bilmem artık sensiz nasıl yaşarım
Kervani’yim Çoruh gibi
coşarım
Bir damla çiğ iken sele döndürdün
* * *
İnceden
Duyunca bülbülün yanık sesini
Yüreğim başını yakar inceden
Biçare gönlümün hasreti artar
Gözlerimin
yaşı akar inceden
Vuslata erince harlanır közüm
Gurbette alınca üşüyor özüm
Düşünce yadıma dillenir sazım
Tellerden
türküyü döker inceden
Geçmiyor günlerim dönüyor zara
Gönül vurulmuştur o nazlı yara
Ayrılık içimde hicranlı yara
Hasreti
boynumu büker inceden
Kervan’ım bozuldu halim n’olacak
Bilemem ki yüzüm ne gün gülecek
Sanmam ki nazlı yar geri
dönecek
Çıkıp yüce dağdan bakar inceden