Karabulut
Halil Karabulut©
1926-2010. Kadirli’nin (sonradan Osmaniye'ye bağlanan) Mehmetli köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Daha sonra da kendi kendine Osmanlıcayı öğrendi.
Halk şiiri ve aşıklık geleneğine küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Yöresine gelip giden aşıkların da etkisiyle geleneğe ilişkin bilgisini geliştirerek ilk gençliğinde şiir yazmaya yöneldi.
Askere gidinceye dek köyünde çiftçilikle uğraşan Karabulut, 1948 yılında askerden döndükten sonra da yine köyünde kaldı.
Yöredeki birçok aşık gibi gezginci bir yaşam yerine sürekli köyünde kalmayı tercih eden Karabulut, başlangıcından beri katıldığı Konya Aşıklar Bayramı ve birçok yarışmada birincilikler de olmak üzere değişik ödüller aldı.
Hemen her konuyu işleyen Karabulut’un, şiirleri birçok dergi, gazete ve araştırmada yayınlandı.
Halil Karabulut köyünde öldü ve orada toprağa verildi.
Acele Acele
Dünya bahçe insan bir kuş
Öter acele acele
Yuva kurup hemen bir eş
Tutar acele acele
Hükm-i ilahi böyledir
Hilal büyür olur bedir
İnsanoğlu bir meyvadır
Yeter acele acele
Eder iken ümit dilek
Hiç bilmeden olur helak
Devran tekerini felek
İter acele acele
Seneler ömür treni
Elinde değil freni
Hemen götürür gireni
Katar acele acele
Aşık Halil bu ne haldir
Bugün elif yarın daldır
Hayat bir kısacık yoldur
Biter acele
acele
* * *
Değişmem
İnsanlar hakkında budur kararım
Güzelliği hiçbir şeye değişmem
Güzelde de güzel ahlak ararım
Güzel
huyu bu dünyaya değişmem
Kadın erkek ayrım yoktur insanda
Ancak türlü meziyet çok insanda
İlim kazanılmış bir hak
insanda
Alim kızı cahil baya değişmem
Çalışkanın üstündeki çamuru
Değmez hazırcının kürkü samuru
Hayat saymam saadetsiz ömürü
Mutlu
günü mutsuz aya değişmem
Adaletten ayrılırsa bir kişi
Sultan olsa demem ona er kişi
İster ise ipek olsa kirişi
Doğru
oku eğri yaya değişmem
Her insan Allahın öz kul amma
Birbirinden farklı bu bir muamma
Halil der ki bütün sular
bir amma
Ak pınarı kirli çaya değişmem