Ali Sabahattin
Sabahattin Ali©
1907-1948. Gümülcine’nin (Yunanistan) Eğridere köyünde doğdu. 1927 yılında İstanbul Muallim
Mektebini (Öğretmen Okulu) bitirdikten sonra 1 yıl kadar Yozgat’ta öğretmenlik yaptı. Daha sonra
Maarif Vekaletinin (Eğitim Bakanlığı) açtığı sınavı kazanarak Almanya’ya gitti. Postdam’da 2 yıl
kadar eğitim gördükten sonra yeniden Türkiye’ye döndü. İlk şiirleri, 1925 yılında
Balıkesir’deki Çağlayan dergisinde çıktı. Sonra yıllarda ise Yedi Meşale, Resimli Ay, Varlık gibi
dönemin ünlü dergilerinde şiir ve öyküleri yayınlandı. Özellikle toplumsal gerçekçi öyküleriyle tanınan
Sabahattin Ali, değişik tarzlarda şiir örnekleri verdi. Sabahattin Ali'nin roman ve
öykülerindeki Türkiye insanına yaklaşımı edebiyata yeni bir boyut getirdi. 1932 yılında
yeniden tutuklanıp Konya’da, sonra da Sinop Cezaevinde yattı. Özellikle »Hapishane Şarkıları« olarak bilinen
şiirler de bu dönemin ürünlerindir. Cumhuriyetin 10. yılı nedeniyle çıkarılan aftan yararlanarak cezasının
bitimine birkaç ay kala tahliye edildi. Sonraki yıllarda yine Maarif Vekaleti bünyesinde değişik
birimlerde görev yaptı. Almanca öğretmenliği ve Devlet Konservatuarında çevirmen, öğretmen ve dramaturg olarak
çalıştı. 1948 yılında, sürekli izlendiği nedeniyle tüm işlerini bırakarak kamyonculuk yapmaya
başladı. Birkaç ay sonra da Kırklareli üzerinden Bulgaristan’a geçmek isterken öldürüldü. Ölümüne ilişkin
çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bazı araştırmacılara göre kendisine kılavuzluk eden
Ali Ertekin tarafından öldürüldü. Mezarının nerede olduğu ise bilinmemektedir.
Sabahattin Ali’nin, »Kuyucaklı Yusuf« (1937), »İçimizdeki Şeytan« (1940), »Kürk
Mantolu Madonna« (1943) adlı romanları, »Değirmen« (1935), »Kağnı« (1936), »Ses«
(1937), »Yeni Dünya« (1943), »Sırça Köşk« (1980) adlı öykü kitapları, şiirlerinin
toparlandığı »Dağlar ve Rüzgar«, »Kurbağanın Serenadı, Öteki Şiirler« ile »Esirler« (1966) adlı bir
oyunu yayımlandı. Beni En Güzel Beni en güzel günümdeSebepsiz bir keder alır
Bütün ömrümün beynimde
Acı bir tortusu kalır Anlayamam kaderimi
Bir ateş yakar derimi
İçim dar bulur yerimi
Gönlüm dağlarda bunalır Ne kış ne yazı isterim
Ne bir dost yüzü isterim
Hafif bir sızı isterim
Ağrılar sancılar gelir Yanıma düşer kollarım
Görünmez olur yollarım
En sevgili emellerim
Önüme ölü serilir Ne bir dost ne bir sevgili
Dünyadan uzak bir deli
Beni sarar melankoli
Kafamın içersi ölür * * * Sevip Sevip Sevip sevip yari ele kaptırmak
Kara bahtın bana eski işidir
Ömrümdeki yıllar kadar yar sevdim
Her biri başkasının eşidir Canlar verdim her birinin yoluna
Hepsi girdi bir yiğidin koluna
Bülbül bile kondu bir gül dalına
Boşta gezen bizim gönül kuşudur Baktığım yok üzüntüye sevince
Feryat etmem yar başından savınca
Benim gibi sevmelidir sevince
Ne göz görür ne kulağım işitir Kara saçım dik başımda kar oldu
Ak saçımla yar sevmesi ar oldu
Bana vuran eller değil yar oldu
Bu dert benim dertlerimin başıdır Kimi aşık dileğine ulaşır
Sevdiğiyle cümbüş eder gülüşür
Kimi benim gibi garip dolaşır
Asıl aşık kam almayan kişidir Sabahattin Ali'nin Beni En Güzel Günümde (Melankoli) şiirinin Ali Kocatepe bestesini Nükhet Duru yorumuyla dinleyebilirsiniz.