İhsanoğlu
Şakir İhsanoğlu©
1945 yılında Oltu’nun Sütkans (şimdiki adı Duralar) köyünde doğdu. Asıl adı Şakir Çalışkan’dır. Köyünde okul olmadığından ilkokulu sonraki yıllarda dışarıdan bitirdi.
Babası Oltulu Mevlüt İhsani’nin (1900-1991) etkisiyle aşıklık geleneği ve şiirle küçük yaşlarda ilgilenmeye başladı. İlk gençliği köyünde geçti. Şiir ve aşıklık geleneğini kısa sürede babasının da yardımıyla kavrayıp yörede duyuldu.
Aşık tarzı şiirin her türünde örnekler veren Şakir İhsanoğlu özellikle doğaçlama olarak söylediği türkülerle de tanındı.
Bir kurumdan emekli olan İhsanoğlu özellikle yöredeki birçok şenlik ve etkinliğe katıldı, değişik aşıklarla deyişmelerde bulundu.
Şakir İhsanoğlu'nun şiirileri değişik gazete, dergi ve araştırmalarda aktarıldı.
Olur
Girsen arif meclisine dem olur devran olur
Bir damladan var ettiği can verir lisan olur
Ceht eyle
ki bu dünyanın alasın tebdilini
Yarın huzur-ı divanda elinde ferman olur
Yaradanım emir verip yeri göğü yıkacak
İsrafil suru çalınca tüm kainat kalkacak
Haklı haksız ayırt
edip hak hesaban bakacak
Her canlı hakkın olacak huzur-ı divan olur
Yazık sana İhsanoğlu bu dert ile yanmadın
Her gelen aşık dayandı sen niye dayanmadın
Yaşın
altmış dörde geldi uyudun uyanmadın
Korkarım hak divanında emelin noksan olur
* * *
Var
Hey ağalar ben bir şehir seyrettim
Ne gündüzü belli ne gecesi var
Zifiri karanlık her yanı
duvar
Ne kapısı belli ne bacası var
Bağırma faydasız onlar duymazlar
Giden mesken tutar geri gelmezler
Hepsi boy aptesi namaz
kılmazlar
Ne müezzin belli ne hocası var
İhsanoğlu bunu görünce yaşar
Ömürü dolanlar hep orya koşar
Orda tüm kainat bir çağda
yaşar
Ne civanı belli ne kocası var