İhsani Sarıkamışlı
Sarıkamışlı İhsani©
1928-2010. Şenkaya’nın (1950 yılına dek Sarıkamış’a bağlı olan) Çermik köyünde doğdu. Asıl adı Mevlüt Şafak’tır.
Mevlüt İhsani, ilkokul 3. sınıfa gittiği dönemde arkadaşlarıyla oynarken bulduğu bir kapsülün patlaması nedeniyle gözlerini yitirdi ve sol elinin 3 parmağı yaralandı. Gözleri görmemesine karşın köydeki bir marangozun yanında çıraklık yaptı. 13 yaşında ise köy imamının yardımıyla Kuran öğrenmeye başladı. Bu dönemde komşusunun kızına aşık oldu.
Küçüklüğünden beri, köyüne gelip giden aşıklardan etkilenip şiire ilgi duydu. Özellikle Bardızlı Nihani (1885-1967), Narmanlı Musa, Aşık Yusuf gibi aşlar bunların önde gelenleridir.
Gördüğü bir rüyada sonra, doğaçlama söylemeye başladı. Annesinin teşvik etmesiyle bağlama öğrenen Mevlüt İhsani’ye, bu konuda özellikle Alişan Usta adlı aşığın çok yardımı oldu.
Birçok yarışma ve şenlikte çeşitli ödüller alan Aşık Mevlüt İhsani, Türkiye dışında da bazı şenliklere katıldı.
Bugüne dek 5 plak, yaklaşık 20 albüm hazırladı. Ayrıca Batılı folklor araştırmacılarının hazırladığı bazı CD’lerde de kendi sesinden türküleri yer almaktadır.
Sarıkamışlı İhsani İzmit'te öldü ve orada toprağa verildi.
Ayrıca Diyarbakırlı İhsani (1932-2009) ve Oltulu İhsani (1900-1991) adlı aşıklar bulunmaktadır.
Bilmem
Nice yıldır yürümeyen kervanım
Benim son çağımda yürür mü bilmem
Ağustos ayında kalkmaz dumanım
Kış
geldi dağlarım erir mi bilmem
İnsan sıfatıyla halkolan kullar
Mücevher kafalar sanatkar eller
Allah Allah deyip çarpan
gönüller
Ten çürür bu diller çürü mü bilmem
Hakkın hikmetidir dağlar denizler
Bir çiğit içinde bir orman gizler
Gündüz güneş doğar gece
yıldızlar
Gafil bu hikmeti görür mü bilmem
Bir zerreden yüz bin cihan yaratır
Perde çekmiş aşıkları aratır
Mevlüt İhsani’yim yüzüm
karadır
Affeder muradım verir mi bilmem
* * *
Gelmedi
Nazlı yara canım kurban dedim de
Çevirdi arkasın sustu gelmedi
Emrah gibi yol gözettim bir
zaman
Gitti Selvi gibi küstü gelmedi
Ne vefa dünyanın bir akçesinde
Bir mendil bir bıçak yar bohçasında
Leyla al yeşilli gül
bahçesinde
Mecnun dağbaşında esti gelmedi
Aşık ne kalmışsın aşkın hayında
Nicesi kavruldu sevda yayında
Şirin al giyerek zevk saraşında
Ferhat
kafasını ezdi gelmedi
Mevlüt İhsani’yim aşkın harabı
Beni sarhoş etti dostun şarabı
Nesimi Mansuri Mühyet
Arabi
Düşmanı gül attı dostu gelmedi
Sarıkamışlı İhsani'nin 'Gelir' adlı türküsünü kendi yorumuyla dinleyebilirsiniz.
