İhsani Oltulu
Oltulu İhsani©
1900-1991. Oltu’nun Sütkans (şimdiki adı Duralar) köyünde doğdu. Asıl adı Mevlüt Çalışkan’dır. Herhangi bir okul eğitimi görme olanağı bulamadı.
1. Dünya Savaşı (1914-18) döneminde yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle genellikle çobanlık yaparak yoksul bir yaşam sürdürdü. Bu dönemde köyünün Çayırlar adlı yerindeki bir mezar başında uyudu ve rüyasında pirler tarafından ayna gösterildi. Aynada gördüğü Tatar beylerinden Alihan’ın kızı Zeliha’ya aşık oldu. Zeliha’yı gösteren pirler, bu andan sonra mahlasının da Mevlüt İhsani olacağını ancak sevdiğine kavuşmasının olanaksız olduğunu belirtiler. Daha sonra baygın halde bulunan İhsani bir süre divane bir halde dolaştı. Daha sonra köyündeki Mehmet Ali adlı hocanın yardımıyla rüyanın etkisinden kurtuldu. Bu tarihten sonra ise şiir söylemeye başladı.
Yaşamı köyünde geçen Oltulu İhsani, bütün şiirlerini belleğinde taşıdı. Daha sonra ise büyük oğlu Şakir’e yazdırarak bir defter tutturdu. Ancak bu şiirler genellikle dar bir çevrede kaldı ve başkaları tarafından duyulmadı.
Oltulu İhsani, büyük oğlu Şakir İhsanoğlu gibi yine aynı köylü Cemal Divani’nin de yetişmesi ve aşıklık geleneğini öğrenmesine yardımcı oldu.
Oltulu İhsani'nin şiirleri Bekir Karadeniz tarafından hazırlanarak »Bize Doğru« (2010) adıyla yayımlandı.
Oltulu İhsani köyünde öldü ve orada toprağa verildi.
Ayrıca Diyarbakırlı İhsani ve Sarıkamışlı İhsani adlı aşıklar bulunmaktadır.
Bilmem
Bozuldu bağbanım oldu tarumar
Bizim bağda bülbül öte mi bilmem
Hakkın rızasına sen eyle iyilik
Huzur-ı
divanda ite mi bilmem
Yardığı mizganı değdi yüreğe
Acep neylemişim kahpe feleğe
Adu Ekber ile düşmüşüm cenge
Mahkememiz
burda bite mi bilmem
Acaba nerdedir canların canı
Dosta kavuşmanın yok mu imkanı
Ten şehrinde biter aşkın dikeni
Derdim
dert ehline kata mı bilmem
Günbegün ah eder İhsani serser
Bu vücut şehrini etti derbeder
Münacatım sana ey nazlı
dilber
Acaba elimden tuta mı bilmem
* * *
Gider
Her nerde var ise bir ehl-i kamil
Sapıtmaz o doğru izinen gider
Dilinde dür eder her bir kelamı
Her
daim mücevher sözünen gider
Yazan yazmış zaten ezel evrağı
Bir Allah var iken kılma merağı
Çimenli dağların olan nevrağı
Onun
da sefası güzünen gider
Var olup da bu dünyaya gelenler
Arayıp da arzusunu bulanlar
Ervahında iki secde kılanlar
Kaybetmez
benliğin özünen gider
Acaba nerdedir gönül sevdası
Kulunu affeder gani mevlası
Herkesin ahrete var hedayesi
İhsani
dilinde sözünen gider