Hakverdi

Aşık Hakverdi©
1882-1956. Kırıkkale’nin Koçubaba köyünde doğdu. Asıl adı Hakverdi’dir. Soyadı yasasından sonra Ulusoy soyadını aldı. Okula gitme olanağı bulamadı.
Köylerine gelip giden dedeler ve aşıklardan etkilenerek küçük yaşlardan itibaren aşıklık geleneğiyle ilgilenmeye başladı.
Hakverdi okur yazar olmadığından deyişlerinde belleğinde tutan ancak önemli bir bölümü kayıtlara geçirilmediğinden zamanla unutuldu. Yine de önemli bir bölümü toparlanarak arşivlere aktarıldı.
Aşık Hakverdi köyünde öldü ve orada toprağa verildi.
Hakverdi’nin şiirlerine ilişkin oğlu Ali Ulusoy ve Haydar Kocaoğlu tarafından derlenerek »Hak Aşığı Hakikat Yolu« (1972) adıyla yayımlandı. Ayrıca yine şiirlerinin bir bölümü de Müslüm Ulusoy tarafından »Koçubaba« (2002) adlı kitapta yayımlandı.
Dilber
Ben bir yavru gördüm gözü sürmeli
Sordum senin aslın nereli dilber
Aslı Horasandan sökün
eylemiş
Nesli Hüseyin’den bir Ali dilber
Görünceğiz mail oldum boyuna
Hünkar Hacı Bektaş Veli soyuna
Sen düşürdün beni aşkın yayına
Aşkın
şu sineme gireli dilber
Zahmeride bahçenizde gül olur
Seni seven aşık yanar kül olur
Cümle alem kapınızda kul olur
Yanağında
benler sıralı dilber
Cennet-i aladan çıkmış bir huri
Aklımı başımdan aldın var yürü
Dedesi Muhammet Ali’nin vari
Hakverdi
Ali’nin karalı dilber
* * *
Olamazsın
Mürşidinin demanından tutmazsan
Muhammet Ali’ye kul olamazsın
Özünden benliği kibri atmazsan
İrfan
meclisinde dil olamazsın
Mürşid eşiğini kabe bilesin
Mürebbiden bir teselli alasın
Kendi kusurunu kendin göresin
Yeşerip
kükreyip dal olamazsın
Sen Kabe ararsan Kabe burada
Aç doyur açık ört gezme sırada
Şimdiki insanın derdi parada
Verip
hal evinde hal olamazsın
Hakverdi sözünü boşa vermese
Güruhun belinden aşıramasa
Aklını başına döşüremese
Varıp
ateşlere kül olamazsın
Aşık Hakverdi'nin 'Dilber' adlı türküsünü Haydar Öztürk'ten dinleyebilirsiniz.
