Hakki Erzurumlu

Erzurumlu Hakki©
1700’lü yılların 2. yarısıyla 1800’lü yılların ilk yarısında Erzurum’da yaşadığı düşünülmektedir. Asıl adı Moses’tir. Erzurum’da doğduğu ya da sonradan oraya yerleştiğine ilişkin bilgi de bulunmamaktadır.
Şiirlerinden hareketle Bektaşi tarikatlarında kendini yetiştirdiği ve bu yolda kendini geliştirdiği ortaya çıkmaktadır. İlk kez Fuat Köprülü tarafından yayınlanan ve aynı adlı öteki aşıklardan farklılığı açıklığa kavuşturulan Aşık Hakki’nin mahlasını kakmacılık mesleğinden dolayı aldığı yolunda veriler bulunmaktadır. İşlediği konular itibariyle de Ermeni kökeni fazlaca öne çıkmadı ve şiirleri yöredeki öteki şairlerle karıştırıldı.
Aşık Hakki şiirlerinde ağırlıkla geleneksel hece ölçüsünü kullanmasına karşın divan etkisiyle de bu tarzda bazı örnekler vermiştir.
Hakki’nin tam olarak ne zaman öldüğü ve nerede toprağa verildiği bilinmemektedir.
Ayrıca Bursalı, Çorumlu, Edirneli, Kalecikli, Kozanlı, Şavşatlı ve Tarsuslu olmak üzere aynı isim taşıyan 7 aşık daha bulunmaktadır.
Belasıdır
Gel gönül bent olma sen ol dilbere
Çok kimseler onun divanesidir
Zulmeder aşığı derde düşürür
İmla
bilmez yola gelmez asidir
Yıkıldı gönlümüz harabet oldu
Söndü şeb çırağlar harabet oldu
Halk u alem bana siyamet oldu
Eynime
giydiğim gam libasıdır
Ruz u şeb ağlarım bir saat gülmem
Hak nasip etmezse bir dahi gelmem
Hakki’yem billahi
kimseden bilmem
Gönlümün çektiği öz belasıdır
* * *
Ya Ali
Kavm-i Yezit yezitliğin bildirdi
Yetiş Allah ya Muhammet ya Ali
Sürgün edip her dervişi öldürdü
Yetiş
Allah ya Muhammet ya Ali
Eridi fakirin yürekte yağı
Arttı münkirlerin kalb-i ferağı
Yanmaz oldu türbelerin çerağı
Yetiş
Allah ya Muhammet ya Ali
Türbelerin yıkıldığın gördüler
Yezidiler ferah edip güldüler
Her dervişi bir diyara sürdüler
Yetiş
Allah ya Muhammet ya Ali
Sene bin iki yüz kırk iki aman
Dünyada bu fesat olmuştur ayan
Şimden sonra sürülmez oldu erkan
Yetiş
Allah ya Muhammet ya Ali
Hakiya çağırır yaradan gani
Dertlilerin dertlerinin dermanı
Bundan sonra çok süreriz
devranı
Yetiş Allah ya Muhammet ya Ali