Hacı

Garip Hacı©
1948 yılında Feke’nin Tokmanaklı köyünde doğdu. Asıl adı Hacı Karakılçık’tır. İlkokuldan sonra öğrenimini sürdürme olanağı bulamadı.
Küçük yaşlarda aşıklık geleneğini öğrenerek şiir yazmaya, türkü söylemeye başladı.
Garip Hacı askere gidinceye dek genellikle köyünde çeşitli işler yaptı.
Karac’oğlan’ın aşiretinden olduğunu belirten Aşık Garip Hacı, Karac’oğlan türküleri ve geleneğiyle büyüdü ve etkilendi.
1970 yılında askerlik dönüşü Çukurovalı birçok aşıkla birlikte olarak aşıklık geleneğine ilişkin bilgisini pekiştirdi.
Bazıları başka aşıklarla birlikte olmak üzere birkaç kaset hazırlayan Aşık Garip Hacı, Türkiye genelinde birçok yarışmaya ve şenliğe katılıp çeşitli ödüller aldı.
Garip Hacı’nın değişik konuları işlediği şiirleri birçok gazete, dergi ve araştırmada aktarıldı.
Boşuna
Kaderde ne ise o gelir başa
Üzülüp canını sıkma boşuna
Yazık gözündeki bir damla yaşa
Ağlayıp
gözyaşın dökme boşuna
Kasabın elinde kurbanlık gibi
Keskin balta değmiş fidanlık gibi
Sanki darağ’cında idamlık gibi
Sevdiğim
boynunu bükme boşuna
Değişmez yazılan ilahi emir
Gam ile yoğrulmuş insan bir çamur
Üzülmeye değmez üç günlük ömür
Hilal
kaşlarını yıkma boşuna
Hacı’m bu gönüle göre bulunmaz
Dertli başa ne gelecek bilinmez
Silem desem alınyazım
silinmez
Kaderine karşı çıkma boşuna
* * *
Gelir
Nerde sana benzer birini görsem
İçim yanar gözlerimden yaş gelir
İşte böyle karşılıksız
seversem
Seven yanar sevilene hoş gelir
Yiğitler güzeller düşmez eşine
Ah dedikçe dert dizilir peşine
Belki sonra gelir aklın başına
Çağın
geçer genç ömrüne kış gelir
Garip Hacı’m ömür geldi akşama
Bürünsem ne çıkar efkara gama
Ben öldükten sonra ağlarsın
ama
Dolu giden tabut geri boş gelir