Gedayi

Tokatlı Gedayi©
1826-1889. Tokat’ta doğdu. Asıl adı Ahmet’tir. Kereste tüccarı olan babasının olanakları nedeniyle iyi bir eğitim aldı.
Bağlamayı Bayburtlu Emrah’tan öğrendi. Yaşamının büyük bir bölümü İstanbul’da geçti. Rumeli Hisarı Tekkesi postunda oturan Nafi Baba'dan el alarak, Bektaşi oldu. Bazı araştırmacılara göre, uzun süre İstanbul’un Beşiktaş semtinde oturduğundan dolayı Beşiktaşlı Gedayi olarak da anıldı.
Mahlasına ilişkin 2 değişik görüş bulunmaktadır. İlki, bu mahlası Bektaşi babalarından Sinoplu Yesari Baba, ikincisi ise, Mehmet Ali Hilmi Dede verdi.
Yalnızca geleneksel tarzda değil divan örnekleri de veren Gedayi’nin dindışı şiirleri de bulunmaktadır.
Tokatlı Gedayi, kendi çağındaki tüm önemli aşıklarla görüştü ve onlarla bilgi alışverişi oldu.
Gedayi’nin şiirleri Saadeddin Nüzhet Ergun tarafından »19. Asır Saz Şairlerinden Gedai« (1933) ve Muhtar Yahya Dağlı tarafından »Tokatlı Gedayî« adlarıyla 2 ayrı kitapta toplandı.
Vatandır
Ah u feryat eder gülün dalında
Bülbülün feryadı zarı vatandır
Derd ü hasret koymuş kendi
halinde
Her garibin öz efkarı vatandır
Beni gurbet ele düşürdü kısmet
Ne tükenmez hasret bu nasıl kısmet
Kimseye yar olmaz diyar-ı
gurbet
Herkesin sevdiği yarı vatandır
Gedayi gurbete düşse bir insan
Gitmez hayalinden vuslatı cinan
Yeri gülşen olsa gülse her
zaman
Fikri zikri yine dar-ı vatandır
* * *
Yol mudur
Gamzen tiri ile kaşların keman
Bu dertli sinemi delmek yol mudur
Yok mudur göğsünde din ile
iman
Bendeni feryada salmak yol mudur
Eşiğinde mesken tutar kalırdım
Ol rakipten intikamım alırdım
Ağa yollum seni benim bilirdim
Varıp
ellere yar olmak yol mudur
Nasihattir tut güşunu sözüme
Şikar eksik olmaz yavru bazıma
Tenhada gördüğüm vakit yüzüme
Hercailik
edip gülmek yol mudur
Her kaçan gördükçe sen yüzü mahı
Zayi olur gider aklım billahi
Der Gedayi behey hubların
şahı
Sende hak nazarım kalmak yol mudur