Feymani

Aşık Feymani©
1942 Kadirli’nin Azaplı köyünde doğdu. Asıl adı Osman Taşkaya’dır. İlkokulu köyünde okudu.
Yöredeki Karac’oğlan geleneği, türkülü halk hikayeleri ve başka aşıklardan etkilenerek küçük yaşlarda şiir yazmaya ve türkü söylemeye başladı.
1964’e kadar Osman, Çoban Osman mahlaslarını kullandı. 1964’te askerden geldikten sonra rüyasında, iki dağ arasında kuzeyden güneye doğru yürümekte olduğunu gördü. O rüyadan sonra da Feymani mahlasını kullanmaya başladı.
Aşık Feymani, kendi deyimiyle, önceleri duygu ağırlıklı şimdiyse bilgi ağırlıklı söylemektedir.
Şiirlerinde sevgiden tasavvufa birçok konuyu işleyen Aşık Feymani, şiirlerinin bir bölümü »Ahu Gözlüm« adlı kitapta topladı. Aşık Feymani’ye ilişkin Erman Artun tarafından yapılan ayrıntılı bir araştırma »Günümüzde Adana Aşıklık Geleneği (1966-1996) ve Aşık Feymani« adıyla yayımladı.
Değişir
Değişmezdir deme insanoğluna
Suyu yokuşuna aksın değişir
Aldanma kapında kul olduğuna
İkbal
çırasını yaksın değişir
Elinden tuttuğun biçare kişi
Bir iyilik etsen düzelse işi
Ne olursa olsun günü geçmişi
Baltası
kütükten çıksın değişir
Köşeyi dönünce seni unutur
Seni değil hem kendini unutur
El etek öptüğü günü unutur
Gücü
yettiğini yıksın unutur
Ne kadar giyse de aslan maskesi
Çakalın çakalca çıkmaz mı sesi
Feymani cahili hayat
sahnesi
Şimşekler üstüne çaksın değişir
* * *
Gam Kasavet
Gam kasavet bugün başa derildi
Gördüm gül yüzlümü gene ağlıyor
Nedir hali bilmem nedir efkarı
Sinesini
ah çekerek dağlıyor
Kaderim böyleymiş talihim kara
Yüreğime açtı dermansız yara
Nazar mı değdi de Mihriban yare
Alı
çözüp karaları bağlıyor
Kirpikleri ıslak gözleri nemli
Hasretlik elinden gönlü elemli
Bakıyor uzağa yar gamlı gamlı
Sular
gibi enginlere çağlıyor
Bu dert ağır geldi Çoban Osman’a
Talihime uymaz devri zamana
Başım alıp gidem bilmem ne
yana
Gitme diye yar yolundan eğliyor
Aşık Feymani'nin 'Gel (Ahu Gözlüm)' türküsünü Ersin Baran'ın yorumuyla dinleyebilirsiniz.
