Ertaş Neşet

Neşet Ertaş©
1938-2012. Kırşehir’in Kırtıllar köyünde doğdu. Okula gitme olanağı bulamadığından okuma yazmayı daha sonra öğrendi.
3 yaşında babası Muharrem Ertaş’tan (1905-1984) bağlama çalmayı ve türkü söylemeyi öğrenmeye başladı. 6 yaşlarından itibaren babasıyla birlikte hemen tüm Orta Anadolu’yu dolaştı.
Daha çocuk denecek yaşta Muzaffer Sarısözen’in (1899-1963) Yurttan Sesler programına çıkan Ertaş ilk plağını da 1957 yılında doldurdu. Önceleri ağırlıkla sevda türküleri söylerken daha sonra deyişlere de yer verdi. 1977 yılında geçirdiği hastalıktan dolayı tedavi için Almanya’ya gittikten sonra orada kaldı.
Türkülerine serpiştirdiği Garip mahlası öne çıkarmadan ve ustaca kullandığından geleneksel aşıkların mahlasları gibi göze batmamaktadır. Babası Muharrem Ertaş’la belirginleşen Garipler deyiminden etkilendiğini söyleyen Ertaş özellikle başka bir mahlas aramaktansa Garip’i kullanmayı tercih etti.
Bugüne dek onlarca kaseti çıkan Ertaş'ın, ayrıca 1960'lı yılların sonundan itibaren söylediği türkülerin bir bölümü CD dizisi olarak çıkarıldı.
Neşet Ertaş İzmir'de öldü ve Kırşehir'de toprağa verildi.
Neşet Ertaş’ın yaşamı ve Abdallara ilişkin hazırlanan bir televizyon dizisi ile birlikte Bayram Bilge Tokel tarafından hazırlanan »Neşet Ertaş Kitabı« (1999), Öner Özcan tarafından hazırlanan »Neşet Ertaş, Yaşamı ve Tüm Türküleri« (2001), Erol Parlak tarafından hazırlanan »Garip Bülbül-Neşet Ertaş, Hayatı-Sanatı-Eserleri« (2013) ve Yunus Ülger'in gerçekleştirdiği söyleşilerden oluşan »Neşet Ertaş-Kentin Tezenesi« (2021) adlı kitaplar yayımlandı.
Değil mi
Açma zülüflerin yellere karşı
Senin zülfün benim telim değil mi
Bülbül figan eder güllere karşı
O
yar benim gülüm gülüm değil mi
Sallama saçların' sen de bulursun
Ezrail misali canım' alırsın
Etme bu cefayı kanlım olursun
Bu
kul senin kulun kulun değil mi
Yoğ iken var ettin cismimi candan
Gider mi sevdiğim o sevda benden
Sevmişim ben seni can-ı
gönülden
Garip halım sana malum değil mi
Aşkın yüreğime girdi hızlıca
Yer etti derinde kaldı gizlice
Garip'im kalbimi güler
yüzlüce
Okuyan sen yazan dilin değil mi
* * *
Sevdayı Çekip
Sevdayı çekip de gönülü bilen
Gönülsüzün kollarında yatmasın
Neye yarar sevdadan uzak olan
Yaşayan
ölüdür Allah etmesin
Kerem’den Mecnun’dan Kamber’den beri
Sevda çeken bilir gönüllü yari
Kapını çalmadan ölüm haberi
Sev
seveni gözün açık gitmesin
Aşk irade gönüller sultan olsun
Gönül aradığın gönlünce bulsun
İsterim ki herkes muradın alsın
Zalim
felek buna mani tutmasın
Garip’im gönülsüz yare varılmaz
Gönülsüz gövdeye kollar sarılmaz
Ömür biter buna karşı durulmaz
Ömür
bitsin bu sevdalar bitmesin