Divani Ali

Ali Divani©
1951 yılında Merzifon’un Küçükelbiz (şimdiki adı Küçükçay) köyünde doğdu. Asıl adı Ali Kiziroğlu’dur. İlkokulu köyünde ve Merzifon’da okudu. Ortaokul ve liseyi ise Merzifon’da bitirdi.
İlk dönmelerde Nikabi ve Fehmi mahlaslı dedesi Mustafa’nın bazı yaşlılarca kendisine aktarılan şiirlerini öğrenen Ali Divani zamanla kendi de yazmaya başladı. Cemlerde dinlediği dede ve zakirler aracılığıyla bağlama çalmayı öğrendi.
Aşıklık geleneğine ilişkin ilk etkilendiği ve yardımın gördüğü kişi ise Sungurlulu İrfani oldu. İrfani’nin ölümünden sonra ise bir süre Artovalı Mazlum Dede’nin yanında kalarak bilgisini pekiştirdi. Mahlası da bu dönemde Mazlum Dede tarafından verildi. Sonraki yıllarda Turhallı Kul Semai, Almuslu Selmani gibi aşıkların desteğini gördü.
Değişik zamanlarda Veysel, Ali İzzet, Daimi, Şekip Şahadoğru, Hüseyin Çırakman, Mahzuni gibi aşıklarla görüştü ve dostluk kurdu.
Katıldığı şenlik ve yarışmalarda birçok ödül alan Ali Divani’nin şiirleri çeşitli araştırma, gazete ve dergide aktarıldı.
Ali Divani’ye ilişkin ayrıntılı bir araştırma Sabri Yücel tarafından »Merzifonlu Aşık Ali Divani-Yaşamı, Sanatı ve Şiirleri« (2003) adıyla yayımlandı.
Ben
Bir dinle birader kimim aslım ne
Harabat ehlinin devamıyım ben
İlgim yok riyanın parlak yüzüne
İrfan
meclisinin seveniyim ben
Gerçek ustazlardan aldığım esin
Bana ışık kim ne diyorsa desin
Saray sofraların başını yesin
Fukara
aşının yavanıyım ben
Dert ehlinin derdi benim paylarım
Dertle yanıp pişmeyeni neylerim
Nice yıldır halkım için
söylerim
Gerçek ozanların ihvanıyım ben
Emeğin sözcüsü halkının sesi
Halkı hor görene hıncı öfkesi
Hizmet yarışında azmi hevesi
Yani
Aşık Ali Divani’yim ben
* * *
Kalmadı
Kırk yıl oldu bu sevdaya düşeli
Kendime yetecek erkim kalmadı
Kafam karışalı aklım şaşalı
Feleğe
vuracak çarkım kalmadı
Aşk beni coşturdu şaha kaldırdı
Kor ateşli sevda ile doldurdu
Diyar diyar Aslı diye yeldirdi
Benim
Keremlerden farkım kalmadı
Yar aklımı aldı seyrana çıktı
Yakasız gömleğin eğnime taktı
Beni ateşine yaktı ha yaktı
Artık
cehennemden korkum kalmadı
Görün Divani’yi ne yaptı netti
Bir sevda uğruna ömrün tüketti
Telleri eskidi ezgisi
bitti
Daha söylenecek türküm kalmadı