Divani Tutaklı

Tutaklı Divani©
1913-1988. Tutak’ın İsaabat köyünde doğdu. Asıl adı İhsan Kılıç’tır. Okula gitme olanağı bulamadı. Ancak köy medresesinde Arapça okumayı öğrendi.
Geçmişi 93 Harbi (1977-78 Osmanlı Rus Savaşı) döneminde Çıl-dır’dan Ağrı’ya göçen bir aileden gelmektedir. Bu geleneğe bağlı olarak Şiire ve aşıklık geleneğine küçük yaşlarda ilgi duymaya baş-ladı. Köylerine gelip giden aşıklar aracılığıyla kendini geliştirdi. Yaklaşık 20 yaşında gördüğü bir rüyadan sora ise şiir yazmaya baş-ladı. Ancak bağlama çalmayı öğrenmedi.
Zamanla tanıştığı ve dostluk kurduğu aşıklarla deyişmelerde bulun-du. Aynı zamanda bilgisini pekiştirdi. Konya Aşıklar Bayramı da olmak üzere birçok etkinlik ve yarışmaya katıldı ve değişik ödüller aldı.
Aşık Divani, geleneksel tarzda birçok hikaye oluşturdu. Ayrıca yö-rede anlatılan birçok hikayeyi de öğrenerek arşivlere aktarılmasını sağladı. Bunların bazıları değişik üniversitelerde araştırma ve tez konusu oldu.
Tutaklı Divani köyünde öldü ve orada toprağa verildi.
Tutaklı Divani’nin şiirlerinin bir bölümü »Aşktan Serpintiler« (1969) adıyla yayınlandı.
Demedim
Çark-ı felek bugün sordu derdimi
Gönlüm ona inat etti demedim
Lütuf haktan sevda buldum yardımı
Aşkı
bana kanat etti demedim
Kantarımda lale zümrüt tartarım
Tacir oldum öz malımı satarım
Uçan kuşu yel hızıyla tutarım
Kuvvetimi
kat kat etti demedim
Divani’yim kendim etmem müdafa
Kibir gururu kalbe sokmam bir defa
Kalıp hece ölçü ile
mükaffa
Bir gecede sanat etti demedim
* * *
Hani
Nerde o eskiden lütfü bariden
Kalbi derya gibi dolmuşlar hani
Pürüzlü işleri çözüp eriten
Yüzleri
sapsarı olmuşlar hani
Kamiller kemalet tecrübesine
Melekler hayranken tespih sesine
Vahdette yerleşmiş aşk hücresine
Asrında
yıllarca kalmışlar nerde
Divan ikaz eyler sözün tutanı
Biz arif sayarız aklı yeteni
Ahret için dünyasını satanı
Odur
olgun diye olmuşlar hani