Deryami

Aşık Deryami©
1926-1987. Sonradan Şavşat’ın bir mahallesi olan Armutlu köyünde doğdu. Asıl adı Dursun Ali Erdoğan’dır. İlkokulu köyünde okudu.
Aşıklık geleneğini küçük yaşlarda öğrendi. Yöresine gelip giden birçok aşığı dinleyerek şiire, bağlamaya yakınlaştı. Ancak ustası olarak kabul ettiği Aşık Huzuri’nin etkisi öteki aşıklardan farklıdır.
17 yaşında gördüğü rüyada, gökyüzünden gelen bir ışık kümesi içine girdiğinde bade içip aşık olduktan sonra şiir yazmaya başlayan Aşık Deryami, yaklaşık 20 yaşlarında bağlama çalmayı öğrendi. Deryami mahlası Aşık Huzuri tarafından verildi.
1950 yılında Erzurum’da yapılan bir yarışmada birincilik almasından sonra yörede tanınmaya başladı. Uzun yıllar seyyar satıcılıkla aşıklığı birarada yürüten Deryami, Adapazarı’na göçerek taşımacılıkla uğraşmaya başladı.
Hemen her konuda şiir yazmasına karşın özellikle hicivdeki başarısıyla adını duyuran Aşık Deryami, Konya Aşıklar Bayramında da birçok kez birincilik kazandı. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde katıldığı yarışma ve şenliklerde de değişik ödüller alan Aşık Deryami, İstanbul’da öldü.
Birçok dergi, gazete ve araştırmada da yer alan Deryami’nın şiirleri ve yaşamına ilişkin Halil Açıkgöz tarafından hazırlanan »Aşık Deryami, Hayatı ve Eserleri« (1987) ve HAGEM tarafından hazırlanan »Gülme Zarıma« (1990) adlı kitaplar yayımlandı.
Ayırmamış
Ayırmamış birbirinden birini
Kainatın saçlarını taramış
Koca Yunus bilir onun sırrını
Kendisini
kendisinde aramış
Aşkın en bulanık çayına girmiş
Hiç de çekinmemiş boyuna girmiş
Pamuğu atarken yayına girmiş
Ondan
sonra yorganını sıramış
Bahçıvanı görmüş bağı gizletmiş
Orda olan varı yoğu gizletmiş
Mağaraya vurmuş ağı gizletmiş
Saniyede
kapısını ör demiş
Deryami şaşa gel böyle demekten
Neler yapmış dut yaprağı yemekten
Rengi beyaz koza örmüş
ipekten
İçinde gizlenmiş ayak diremiş
* * *
Ben
Nefsim ile eğer cenge girersem
Kırar hücumunu post ederim ben
Bir mürşit bağından güller
derersem
Yari yarenine dost ederim ben
Her olur olmazın peşine gitmem
Bana çatmayana ebedi çatmam
Şehveti ilhamdan asla üst tutmam
Daima
çalışıp ast ederim ben
Melek-ül mevt tutmuş derler peşini
Takip etmek gerek altı beşini
Ümit bahçesinde ümit kuşunu
Az
göz iliştirsem dest ederim ben
Deryami’yem bu yaramı saramam
Mürşitsiz bir yere asla varamam
Büyüğüm büyüktür göğüs
geremem
Tanır ona karşı pest ederim ben