Ahmet Kul
Kul Ahmet©
1932-1997. Pazarcık’ın Bozlar köyünde doğdu. Asıl adı Ahmet Kartalkanat’tır. Okula
gitme olanağı bulamadı ama okuma yazmayı sonradan öğrendi.
Çocukluğundan itibaren yöresindeki aşıkları dinleyerek geleneğini öğrendi. 12 yaşında bağlamaya
merak sarmaya başladı. Yaklaşık aynı dönemlerde köyüne gelen
Aşık Veysel’’den (1894-1973) ilk bağlama dersini aldı.
İlk dönemde yalnızca usta malı türküler söyledi. Sonraki yıllarda bir pınar başında uyurken rüyasında
gördüğü Mihri Melek adlı kıza aşık oldu. Bade içmek yerine kızın verdiği elmayı yiyen
Kul Ahmet o günden sonra kendi türkülerini söylemeye başladı.
Bir süre göçer bir toplulukla dolaştı. Onlara Erzincanlı olduğunu ve garip kişi olduğunu söylediğinden,
yörede Garip adıyla tanınır. Şiirlerinde zaman zaman kullandığı Garip Kul Ahmet mahlası
da bu dönemden kalmadır.
Şükrü Elçin tarafından hazırlanan »Kul Ahmet ve Zeynep Şah« ve Aşık Veysel’le birlikte
hazırladığı »Güzel Anadolum« (1973) ve »Dünyanın Sesi« (1978) adlı kitapları yayımlanan
Kul Ahmet, türkülerinde sevgi ve hoşgörüyü işledi.
Kul Ahmet Ankara’da öldü ve orada toprağa verildi.
Beni
Seher yeli nazlı yare
Bildir beni bildir beni
Düşmüşem elden ayağa
Kaldır beni kaldır beni
Ok vurup sinem dağlatma
Didemde nemi çağlatma
Gel yeter beni ağlatma
Güldür beni güldür beni
Söyle güzeller şahına
Yüz süreyim dergahına
Zehir olam kadehine
Doldur beni doldur beni
Kul Ahmet’im gönül versem
Dalında gülünü dersem
Senden başka yar seversem
Öldür beni öldür beni
* * *
Oynar
Gel gönül aldanma kalleş güzele
Gerçek sevmez seni göz ile oynar
Açılsa bedesten girse pazara
Sermayesi yoktur söz ile oynar
Bozulmuş bahçesi kokusuz gülü
Her çiçek eylemez garip bülbülü
Ehli aşk olmayan nefsinin kulu
Gider bar evinde kız ile oynar
Arif olan ilim ile yarışır
Alimler dünyayı ölçer bölüşür
Elin füzeleri ayda dolaşır
Divane Kul Ahmet saz ile oynar
Kul Ahmet'in 'Beni' türküsünü Erkan Oğur'un yorumuyla dinleyebilirsiniz.
